Bugun...


Uzm.Psk. Beril Papuçcuer


Facebookta Paylaş









Çocuklarda Kaygı
Tarih: 05-06-2017 13:23:00 Güncelleme: 05-06-2017 13:23:00


Kaygı ; kişinin korku verici veya tehdit edici bir duruma karşı vermiş olduğu ruhsal ve bedensel bir tepkidir ve istemsizdir.

Yetişkinlerdeki  nevrotik ( sağlıklı ilişkiler kuramama, içsel çatışmaları olan ) davranışların kökeninin ‘çocukluk kaygıları’nda yattığı, en azından bir bölümünün böyle olduğu, kabul edilen bir gerçektir. ‘Çocukluk döneminin kaygıları’nın büyük ölçüde anne-baba tutumlarından kaynaklandığını belirtilmektedir.

Başka bir ifadeyle, kaygı’yı, ‘yapmak istediklerimizle koşullar arasındaki çatışma’ dan, ‘dışa vurmak istediklerimizle bunu yapmamak arasındaki çatışmadan’ kaynaklandığı şekilde tanımlayabiliriz. O zaman da bu çatışmaların bizi etkilediği dönemlere ve durumlara bakmamız gerekmektedir.

Psikoloji biliminin kuramcılarından K. Horney, bu durumu şöyle açıklıyor:

“Çok sayıda nevrotik insanın çocukluk öykülerini incelerken hepsinde de ortak paydanın, farklı bileşenler içinde aşağıdaki özellikleri gösteren bir çevre olduğunu buldum.”

Kaygının ana temel tetikleyicisi gerçek bir cana yakınlık ve sevecenlik yokluğudur. Bir çocuk sık sık yaralayıcı (travmatik) olarak değerlendirilen aniden sütten kesme, ara sıra dövme, cinsel deneyimler gibi bir çok şeye dayanabilir, ancak içten içe sevildiğini ve istendiğini hissettiği sürece.

Bir çocuğun sevginin gerçek olmadığını açıkça hissettiğini ve uydurma gösterilerle aptal yerine konamayacağını söylemeye gerek yok. Çocuğun yeterli sıcaklık ve sevecenlik alamamasının ana nedeni, annenin ve babanın kendi nevrozları yüzünden bunu verme yetisinden yoksun olmalarında yatmaktadır. Kendi deneyimlerime göre ‘temel içtenlik yokluğu’ çoğu kez kamufle edilir ve aileler çocuk için en iyisini istediklerini öne sürerler. Eğitim kurumları ve ‘ideal’ bir annenin aşırı vesveseli ya da aşırı özverili tutumu, gelecekteki derin güvensizlik duygularının köşe taşını büyük ölçüde oluşturan bir ortama katkıda bulunan temel etkenlerdir.

Ayrıca, anne-babaların tarafında, çocukta düşmanlık yaratmaktan başka işe yaramayan çeşitli eylemler ya da tutumlar buluruz: Öteki kardeşlerin yeğlenmesi, haksız azarlamalar, aşırı bir ilgiyle küçümseyici reddetme arasındaki önceden kestirilmesi olanaksız değişmeler (tutarsızlık), yerine getirilmiyen vaatler ve bir o kadar önemlisi, çocuğun ihtiyacına yönelik geçici düşüncesizlikten çoğu kez en mantıklı arzularına ısrarlı bir biçimde karşı olmaya, örneğin arkadaşlıklarını bozmaya, bağımsız düşünce çabasını alay konusu etmeye, kendi arayışı içinde sanatsal, atletik ya da mekanik ilgisini yok etmeye dek her türden derece değişmesi gösteren tutumlar. Bütün bunlar, ane-babaların amaçlı olmasa bile sonuç açısından çocuğun iradesini kırma anlamına gelen tutumlardır.

Çocukluk dönemlerinin kaygıları arasında ‘çocuk cinselliğine yönelik yasaklayıcı tutumun’ özel bir önemi olduğunu belirten Karen Horney, çocuklarda çaresizlik, korku, sevgisiz bırakılma ve suçluluk duyguları yaratmanın onları ilerde etkileyeceğini belirtiyor.

Peki, çocuklar hiçbir isteklerinde engellenmemeli mi? Onlara doğru/yanlış tutumları nasıl öğretebileceğiz?

Karen Horney şunu belirtiyor : “Gözlemler, yetişkinler kadar çocukların da büyük ve çok sayıda yoksunluğu, bunların haklı, doğru, gerekli ya da amaçlı olduğuna inanmaları koşuluyla kabul edebileceklerini her türlü kuşkudan uzak bir biçimde gözler önüne sermiştir. Örneğin anne-baba temizlik konusunda kesin bir baskı uygulamaz ve açık ya da gizli bir acımasızlıkla çocuğu zorlamazlarsa çocuk temizlik eğitiminden rahatsız olmaz.

Bir çocuk, genelde sevildiğinden emin olması ve cezanın haklı olduğuna ve onun yaralama ya da küçük düşürme amacıyla yapılmadığına inanması koşuluyla, ara sıra yapılan bir cezalandırmadan rahatsız olmayacaktır.

Görüldüğü gibi, çocuğa karşı gösterilen tutumun biçiminden çok daha önemli olan , tutumun özüdür, amacıdır. Çocuğun, ona gösterilen yaklaşımın özünü ve amacını çok iyi anlayacağından kuşku duyulmamalıdır. Çünkü çocuklar, kendi duyguları ve sezgileriyle kendilerine gösterilen tutumun özündeki niyeti çok iyi anlayabilirler. Onun için de ‘ne yapıldığı’ndan çok ‘neden yapıldığı’ önem kazanmaktadır.

K.Horney, çocuklardaki, ‘kıskançlık’ uyandıran duyguların da kaygılarda önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Kardeş kıskançlığı, yaşıtlar arası rekabetten doğan kıskançlık, anneyi ya da babayı kıskanma gibi kıskançlıklar da zamanında anlaşılması gereken duygulardır.

Çocuğun ‘bağımlı’ olup olmaması ise ailelerin tutumuyla ilgilidir : “Bu, bütünüyle ailelerin çocuklarının eğitimiyle neye ulaşmaya çalıştıklarına bağlıdır ; yani eğitimin bir çocuğu güçlü, cesur, bağımsız, her türlü durumla başa çıkabilecek bir insan yapmak mı, yoksa çocuğa kol kanat germek, onu boyun eğmeci yapmak, yaşamı savsaklamasını sağlamak ya da onu yirmi yaşına kadar ya da daha uzun bir süre için çocuksulaştırmak, çocuk kalmasını sağlamak mı olduğuna bağlıdır.”

Çocuğunuzun kaygıları varsa bunu öenmseyin mutlaka bir uzmandan en kısa zamanda destek alın ve gelceğin insanını daha güvenli bir zemine oturmasını sağlayın..Anne babalar olarak en büyük görevimiz çocuğumuzu yetkin bir birey olması yolunda rehberlik etmektir.



Bu yazı 201 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Osmanlı Padişahları yeniden çizildi.
    Osmanlı Padişahları yeniden çizildi.
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  1. Osmanlı Padişahları yeniden çizildi.
  2. Bebişler
  3. Yurdum İnsanı
  4. FANTASTİK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Aslan yavrusu Rus modelin yüzüne işedi
    resim yok
  • futbolun hokkabazları sokakta
    futbolun hokkabazları sokakta
  • iş adamının yeşil pasaport isyanı
    iş adamının yeşil pasaport isyanı
  • Genç Kadın, Saunada Müşterinin Saldırısına Uğradı
    Genç Kadın, Saunada Müşterinin Saldırısına Uğradı
  • kötü kedi şerafettine büyük ilgi
    kötü kedi şerafettine büyük ilgi
  • BU YAPTIĞINI ASLA UNUTMAYACAĞIZ BEYAZ
    BU YAPTIĞINI ASLA UNUTMAYACAĞIZ BEYAZ
  1. Aslan yavrusu Rus modelin yüzüne işedi
  2. futbolun hokkabazları sokakta
  3. iş adamının yeşil pasaport isyanı
  4. Genç Kadın, Saunada Müşterinin Saldırısına Uğradı
  5. kötü kedi şerafettine büyük ilgi
  6. BU YAPTIĞINI ASLA UNUTMAYACAĞIZ BEYAZ
VİDEO GALERİ
YUKARI