Bugun...


Mustafa Alyaz


Facebookta Paylaş









Kısır, siyaset üretmeyen belediyecilik, kısır gazetecilik…
Tarih: 09-01-2020 14:51:00 Güncelleme: 09-01-2020 14:51:00


Dert yanmayan yok!
Belediye Başkanları borç yükünden dert yanarken, işadamları da belediyelerin bor yükünden nasibini alıyor. Ödemeler çok, kasadaki parada tasarruf kurbanı. Belediye bütçelerinde yüzde 30 tasarruf uygulayan İçişleri Bakanlığı, yeni belediye başkanlarının tek sığınağı oldu.
Oldu olmasına da, belediye başkanı olmak için tur atanlar, ziyaret etmedik yer bırakmayanlar, seçim üstü herkese maviş maviş umut dağıtanlar şimdilerde kırmızı kart gösteriyor. Eğer yeni başkan olmuş ise önceki belediye başkanını suçlamaya başlıyor, ‘’Benden önceki başkan borç üzerine borç yapmış.’’ diyerek.
Kusura bakmayın da mızmızlanmaya hakkınız yok. 12 Belediye Başkanı; hepsi de seçim üzeri neyin nasıl olacağını çok iyi biliyordu. Bu yüzden başkalarını suçlamak, kendi aslını inkar etmek gibi bir durum.
Andırın, Elbistan, Nurhak, Çağlayancerit, Pazarcık’ta yeni belediye başkanları koltuğa oturup, hayırlı olsun tebriklerini alırken borcu hiç düşünmemişlerdir. İş dönüp hizmete gelince, ‘’Büyükşehir ne yaparsa o kadar.’’ anlayışına hemencecik kendilerini kaptırdılar.
Elbette, yeni seçilmiş başkanlar geçmişte yapılan borçlardan doğrudan sorumlu değiller ama şehrimizde Nurhak hariç, diğer belediyeler yine AK Parti’nin belediyeleriydi.
Canım cicim dönemi bitince, vatandaş sorunları dile getirmeye ve seçim öncesi verilen sözler hatırlatılınca pandoranın kutusu açıldı. Gerçekler acı geldi. Elde avuçta bir şey yok.
Yoksa yine mi son dönemece geldiğinde göz boyayacak işler yapılıp halk yine mi kandırılacak?
Kusura bakmayın da Başkan olmak için harcadığınız eforu Belediye Başkanı olduğunuz ilçe için göstermediğiniz bir gerçek.
***
Gelelim işin özüne, yapmam gerekeni yapar bunun içinde kimseden bir çekincem olmaz. Halk ne diyorsa onu yazarım.
Halkın sesi olmak değil mi gazetecilik?
Kahramanmaraş kısır çekişmelerin merkezinde bulunan bir şehir… Her alanda kısır çekişmeler hat safhada her zaman. Gazetecilik vicdan terazisi görevini üstlenmiş kutsal bir meslek.
Şehrin sorunlarını dile getiren gazetecilere yapılan baskıyı anlatmaya gerek yok. İşlerine geldiği gibi mi yoksa şehrin işine geldiği gibi mi?
Kısır çekişmelerden kurtulamıyoruz. Yapması gerekeni yapmayanlar, yanlışları medya düzeltsin istiyor. ‘’Haber yap ama beni katma’’ diyenlerin ikiyüzlülüğü hiçbir yerde yok.
Kafasını kaldırıp Kahramanmaraş’a objektif bakan yok. Kiminin gözü makamda, kiminin gözü ihalelerde, kiminin gözü ayakkabıda… ‘’Dost başa, düşman ayağa bakar.’’ misali…
Geldiğimiz noktada gazeteciler de birbirini suçluyor. Ben ben demekten asıl işlerinin gazetecilik olduklarını unutanlar…
Kahramanmaraş’ı hiçe sayıp manipüle haber yaparak sadece cüzdanlarını düşünenler…
Dert yanıyoruz ama unutmayın Kahramanmaraş kazanırsa herkes kazanır. Dost görünüp her fırsatta birbirinin kuyusunu kazanlarla dolu bir şehirde doğru/dürüst olmak. Ben buyum diyebilmek!
Kısır siyaset, üretmeyen belediyecilik, kısır gazetecilik… Ve sonuç istediğini alamayan, zamanında bitmeyen projeler, yollar, sorunlar…
Bu kısır çekişmelerin Kahramanmaraş’a hiçbir faydası yok. Faydası olmadığı gibi de zararı gün geçtikçe daha fazla büyüyor. ‘’Kahramanmaraş en iyisine layık’’ diyenler sorun çözme aşamasında nal topluyor.
KMTSO’nun düzenlediği bir programda Şahin Balcıoğlu Bey ile konuşmamızda ‘’Senin Kahramanmaraş’a küsmeye hakkın yok’’ demişti. Ben Kahramanmaraş’a değil söz verenlerin sözünde durmadığı için söz sahiplerine küsüyorum demiştim.
Evet, Şahin Bey çok haklı. Kahramanmaraş’a küsme hakkımız yok. Kahramanmaraş’ı yönetenlere küselim mi, destek olalım mı? İşte bütün mesele bu…
Tek geçim kaynağı ‘Gazetecilik’ olan insanlar geldiğimiz noktada gerçek manipülasyona uğrayan insanlar.
Eğer bir hizmet var ise bedeli de vardır. Geçimi gazetecilikten başka bir yerden olmayanlar, bu zamana kadar ‘’Ye kürküm ye diye’’ gazetecilik yapıp, övgüler dizen gazeteciler yüzüne zor günlerden geçiyor.
Belki bir ay belki de birkaç ay daha yazarız/çizeriz/haber yaparız… Sonrası mı?
Bir Papaz hikâyesi vardır, fırıldak gazetecilik üzerine anlatılan; Gazetecilerin ve hatta medyanın manipülasyon gücünü anlatan kıssadan hissedir.
Papa fi tarihinde New York'a gider, daha uçağın kapısından inerken gazeteciler soru yağmuruna başlar. Bu sırada cin gazetecilerden biri "genelevi de ziyaret edecek misiniz?" diye sorar, Papa’nın yanıtı ise yine soru olur: "New York'ta genelev var mı?" diye. Ertesi gün ki gazetelerin manşetinde "Papa iner inmez sordu: New York'ta genelev var mı?"
İşini yapan, geçimini bu Gazetecilik mesleğinden helalinden kazanmaya çalışan gazetecilere mi yoksa manipülasyon yapan sosyal medya fitnecilerine mi ihtiyacınız var?



Bu yazı 331 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
FOTO GALERİ
  • ADALET
    ADALET
  • Osmanlı Padişahları yeniden çizildi.
    Osmanlı Padişahları yeniden çizildi.
  • Bebişler
    Bebişler
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • FANTASTİK
    FANTASTİK
  1. ADALET
  2. Osmanlı Padişahları yeniden çizildi.
  3. Bebişler
  4. Yurdum İnsanı
  5. FANTASTİK
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti'den "Canımın içi Türkiyem" klibi
    AK Parti'den
  • Ahmet Özdemir, TBMM Genel Kurulunda konuştu
    Ahmet Özdemir, TBMM Genel Kurulunda konuştu
  • Sarı yelekliler Apple store'u yağmaladı
    Sarı yelekliler Apple store'u yağmaladı
  • Kahramanmaraş'ın turistlere "GEZEDE" uygulaması
    Kahramanmaraş'ın turistlere
  • Brezilyalı pilot 18 bin fitte müslüman oldu
    Brezilyalı pilot 18 bin fitte müslüman oldu
  • İtfaiyede defile tepkilere neden oldu
    İtfaiyede defile tepkilere neden oldu
  1. AK Parti'den "Canımın içi Türkiyem" klibi
  2. Ahmet Özdemir, TBMM Genel Kurulunda konuştu
  3. Sarı yelekliler Apple store'u yağmaladı
  4. Kahramanmaraş'ın turistlere "GEZEDE" uygulaması
  5. Brezilyalı pilot 18 bin fitte müslüman oldu
  6. İtfaiyede defile tepkilere neden oldu
VİDEO GALERİ
YUKARI